Kadingibi.com

Annesinin Sesini İlk Kez Duyan Bebeğin Mutluluğu!

Amerika Birleşik Devletlerinde doğan bir bebek, doğuştan işitme engelleri olduğu için annesinin ve babasının sesini duyamamıştır. Doğuştan işitme engelli olduğu teşhisi konulan 7 aylık bebeğin annesinin sesini ilk kez duyduktan sonra yüzündeki gülümseme unutulmamaktadır. Yapılan tedaviler sonrasında bir işitme cihazı yardımıyla bir sese tepki veren bebeğin gülümsemesi herkesin duygusal anlar yaşamasına neden olmuştur.

Anne Sesini Duyan Bebeğin Mutluluğu!

30 yaşında doğum yapan anne, bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya geldiğini ancak işitme kaybını daha sonradan meydana geldiğini belirtmiştir.

Doğuştan işitme engelli olan bebek, işitme cihazı takıldığı esnada önce korkar daha sonra annesinin Merhaba Tatlım dediğini duyar duymaz ağlamayı keserek gülümsemeye başlamıştır.

2012 yılında gerçekleşen bu olay bu yıllarda bile unutulmamaktadır. Şuan 7 yaşında olan bebeğin, işitme sorununu atlatıp atlatmadığı konusunda herhangi bir açıklama yapılmamıştır.

Diyabet hastası olan anne, bebeğin işitme kaybı sorununun, gebelik esnasında kullandığı insülinden kaynaklı olduğunu belirtmiştir. Anne karnında alınan fazla insülinden dolayı bebekte işitme kaybı oluşmuştur. İnsülin kullanımının bebeğe zararları anne karnında başlamaktadır.

Bebek anne karnındayken bunun bilinmemesi ve gereken tedavilerin yapılmaması amacıyla, bebekte doğduktan sonra işitme kaybı olduğu ortaya çıkmış ve 7 ay boyunca masum bebeğin duyamamasına neden olmuştur.

7 ay sonunda modern tıbbın geliştirmiş olduğu işitme cihazı sayesinde Lachlan bebek, annesinin sesini duyarak mutluluğunu tüm dünyaya göstermiştir. 2 yaşına geldiğinde işitme sorununun çözüldüğü belirtilen bebeğin şuan durumunun ne olduğu hakkında herhangi bir açıklama yapılmamıştır.

Anne ve Bebek Arasında Oluşan Hissiyat!

Annelik, doğuştan gelen bir duygudur. Sosyal ilişkileri düzenli olan insanoğlunda bu duygu maksimum seviyede olmaktadır. Anne ve bebek arasındaki özel bağ, bebek henüz annesinin karnındayken başlayacaktır.

Anne ile bebeğin anne karnında bağlanmasının yanı sıra, doğumdan sonra bebeğin ilk gördüğü insan olan annesine karşı güçlü bir bağ hissedecektir. Ayrıca anne ve bebek arasındaki duygusal anlamda olan ilişkiyi daha iyi anlamak için aşağıdaki makalemizi incelemenizi öneririz.

İlginizi çekebilir :  Anne ve Bebek Arasındaki Duygusal Bağ

Bebek annenin karnında oluşmaya başladığı andan itibaren anne, bebeğini korumaya ve ona şefkat göstermeye başlar. Mümkün olduğunca tüm zamanını da onun için harcar. Bebek ise, annesinin sürekli yanında olmasını ister. Ondan hiç ayrılmamak ve ona bağlılığıyla varlığını hissetmek ister.

Hızla değişen bir toplumda, annelerin çocuklarına bakmak için babalardan daha uygun olduğunu varsaymak için herhangi bir neden var mı? Bazıları, üstün bir “içgüdü” bir kadının biyolojisinin bir parçası olduğunu savunuyor. Ancak hamilelik, hormonlar veya ebeveynlik deneyimleri gerçekten daha güçlü bir bağ yaratır mı? Bilimsel kanıtlara bir göz atalım.

Anne Sesini Duyan Bebeğin Mutluluğu
Anne Sesini Duyan Bebeğin Mutluluğu ve Aralarındaki Duygusal Bağ!

Bazı bilim adamları ebeveynler ve çocuklar arasındaki ilişkinin doğumdan önce başlayabileceğini savunuyorlar. Böyle bir “doğum öncesi bağ” anne-bebek ilişkisinin önemli bir  yardımcısı olduğunu iddia ediyorlar.

Bununla birlikte, doğum sonrası davranış ile hamilelik sırasında bebeğe ilişkin duyguları birbirine bağlayan gerçek kanıtlar tutarsızdır , bu nedenle bu tür duyguların daha sonraki ilişkileri nasıl etkilediği net değildir.

Ancak durum böyle görülse bile, bir başka sorun da bu alandaki araştırmaların çoğunun annelerle yapıldığı. Artık babaların da doğum öncesi ilişkiler geliştirdiğini anlamaya başladık. Ayrıca, hamilelik deneyimine sahip olmamanın, daha sonraki ilişkileri tehlikeye girmediği anlamına geldiği açıktır.

Genel olarak bağlanma hormonu olarak bilinen oksitosinin, memelilerde maternal bağlamayı düzenlemeye yardımcı olmak için doğum ve emzirme sırasında büyük miktarlarda salgılandığı bilinmektedir. Bununla birlikte, daha az bilinen, babaların deneyimlerinin, bebekleriyle etkileşime girmelerinin bir sonucu olarak annelere eşit oksitosinde yükseldiğidir.

Bununla birlikte, anneleri ve babaları arasında, bu artışları oksitosinde ortaya çıkarmış gibi görünen etkileşim türlerinde farklılıklar vardır. Anneler için bebek konuşması, bebeğin gözlerine bakma ve dokunuş hissi gibi davranışlardır.

Babalar için, oyun oynamak bebeklerini dolaştırmak veya nesneler sunmak gibi unsurlar oksitosin seviyelerinin yükselmesine neden olmaktadır.

Yorum Yap